Polikistik Over Sendromu nedir?

Kadınlarda yumurtalıkların normal çalışması ve yumurtlamasını sağlayan FSH ve LH hormonları vardır.

Bu hormonlardan FSH yumurtalıktaki yumurtaların gelişimini sağlar, LH ise yumurtaların olgunlaşması ve çatlayarak gebe kalabilecek hale gelmesine yardımcı olur. Bu hormonlardan FSH daima LH’dan daha çok salınır. Bunun tersi olması durumunda yani LH’nin değerinin FSH’den yüksek olması durumunda ise yumurtalıklardaki yumurtalar çatlayamaz. Bu durumda yumurtalıktaki yumurtalar çatlamadan birikir ve ültrasonla yumurtalara bakıldığı zaman onlarca küçük yumurtacıkların yumurtalığın içini doldurduğu izlenir. Bu duruma ‘polikistik yumurtalık’ (poli=çok kist=içi sıvı dolu küçük kesecikler ki, bu durumda bunlar yumurtalar oluyor) denir.

Polikistik Over Sendromu, yumurtalıkların düzenli çalışmaması sonucu gelişen ve birçok şikâyetle kendini gösteren bir tablodur. Aşırı kıllanma, kilo artışı ve adet düzensizlikleri en sık karşılaşılan sorunlardır. Sendrom birden fazla problemin bir arada olması demektir.

Hastalıktan ne tarz durumlarda şüphelenilmelidir, belirtileri nelerdir?

Doğuştan bu şekilde hormonal düzeni olan kız çocuklarının ergenlik çağında adetleri düzensiz olarak başlamaktadır. Bu çocuklar normalden biraz daha kilolu olabilmekte, ergenlik sivilcesi, ciltte yağlanma, saç dökülmesi gibi şikâyetlere daha sık yakalanmaktadırlar. Bıyık ve sakal bölgesinde, göbek çevresinde ve göğüs etrafında daha çok tüylenme olabilmektedir. Bu durumların da sebebi yumurtalıkta çatlayamadan duran ve biriken yumurtacıkların beklerken salgıladıkları testosteron denilen erkeklik hormonudur. Bu hormon polikistik yumurtalığı olan hastalarda diğer kızlara nazaran daha çok salınmakta ve bu da vücutta erkeğimsi değişikliklere (tüylenme, sivilcelenme, saç dökülmesi gibi) yol açmaktadır.

Özellikle düzensiz adet gören genç kızların bu konuda şüphelenmeleri gerekir. Bu şikâyetler kilo alma ve kıllanmayla bir arada olursa polikistik over sendromu olasılığı artar. Kronik seyreden Polikistik Over Sendromlu hastalarda görülen belirtiler; kanda LH hormonunun değeri yüksektir, yağlı cilt, sivilce, saç dökülmesi tüylenme ve düzensiz adet görmedir.

Toplumda sık görülen bir hastalık mıdır?

Türk toplumunda kadınların yüzde 17’sinin bu soruna sahip oldukları bilinmektedir. Özellikle aşırı kilo alan kadınlarda sendromun ortaya çıkışı kolaylaşmaktadır.

POS’nin sebeplerini sıralayabilir misiniz?
likistik over genetik geçiş özellikleri göstermektedir. Ancak tam olarak hangi genlerle geçtiği henüz net değildir. Ailesel eğilim mevcuttur. Bazı kadınlarda sessiz seyrettiği ancak aşırı kilo alınmasının aşikâr hale getirdiği düşünülmektedir.

Ne tarz etkenler hastalığı tetikler?

Po Son yıllarda polikistik yumurtalık hastalığının şeker hastalığı ile aynı kromozomda taşındığı, yani bu iki hastalığın uzaktan da olsa birbiriyle ilintili olduğu ortaya çıkmıştır. Polikistik yumurtalığı olan hastalarda bu yüzden şeker hastalığı, kalp ve damar hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği gibi hastalıklara hayatları boyunca yakalanma şansları daha yüksektir. Aynı zamanda böyle hastaların ailelerinde de bu tarz hastalıklara daha sık rastlanır.
Dolayısıyla polikistik over hastaları artık sadece kadınlarda hormonal sorun olarak değil, aynı zamanda onların hayatını da etkileyebilen bir iç hastalığı olarak da kabul edilebilir. Biz bu kişilerin yılda bir kez check-up’tan geçerek şeker, kolesterol gibi testleri yaptırmalarını özellikle istiyoruz.

Aşırı kilonun sendromla bağlantısını açıklayabilir misiniz? Fazla kilolu olanlar risk altındalar mı?

Genetik özelliklere sahip bir hastalık olduğu için bazı kadınlarda kilo artışının hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Aynı şekilde bu sendroma sahip olanlarda kilo vermek şikâyetlerin azalmasına neden olmaktadır. Polikistik Over Sendromu olan kadınların yüzde 50-80’i genelde şişmandır. Bu nedenle, zayıflama merkezlerine başvuran hastalar eğer etkili bir diyet ve egzersizle kilo verirse, düzensiz adet ve kısırlık problemleri gibi sorunlar daha kolay ortadan kalkar. Önemli olan hastalığın gerçek nedenini bulmaktır. Bu tip kadınlarda karbonhidrat ve lipid metabolizması da bozulmaktadır. Bu durum şeker hastalığının habercisidir. Bu yüzden özellikle 35 yaşın üzerinde, iki yılda bir açlık kan şekeri ölçümü ve şeker yüklemesine bakmak gereklidir

Rahatsızlığı tetkik ederken hangi yöntemler kullanılıyor?

Muayene ve yumurtalıkların ilk kontrolü en etkili tanı yöntemleridir. Ayrıca kanda FSH ve LH hormonlarının analizi de tanıyı destekleyen yöntemlerdir.

Bu hastalar evlilik çağına geldiği, çocuk sahibi olmayı planladıkları zaman da yumurtalar muntazaman yumurtlayamadığı için ek tedavi gerekebilir. Bu durumda daha önce belirttiğimiz gibi şeker hastalığı ile de ilgisi olduğu için şeker hastalarına verilen ve şekeri düşüren bazı haplar, bu kişilerde adeti düzenleyebilmekte ve yumurtlamayı sağlayabilmektedir. Hastalar, bebek sahibi olmak için doktora başvurduğu zaman önce teşhisin konması gerekmektedir ki, bu yumurtalıklardaki özel görüntü, yüzde ve vücuttaki yağlanma, sivilcelenme gibi görüntüler ve kanda adetin üçüncü günü yapıldığında LH hormonunun FSH hormonundan daha yüksek çıkması ve bazen de kandaki testosteron denilen erkeklik hormonunun biraz yükselmesidir. Teşhis konduktan sonra şeker düşürücü haplara başlanır ve aynı zamanda çocuk sahibi olmak için yumurtanın çatlamasını sağlayan özel haplar verilir. Bu şekilde 3–4 ay içinde yumurtalama veya gebelik sağlanmazsa bazı iğneler verilebilir ve bu şekilde gebeliğe ulaşılmaya çalışılır.

POS’nin tedavi edilmemesi durumunda ileride ne tarz hastalıkların baş gösterme olasılığı bulunuyor?

Özellikle uzun süre tedavi edilmemiş, düzensiz adet gören polikistik hastalarında rahim zarı kanseri (rahim kanseri) daha sık görülmektedir. Çünkü bu hastalarda yumurtlama olmamakta, yumurtlama olduktan sonra ortaya çıkan progesteron dediğimiz koruyucu hormon bulunmamakta, bu durumda rahim kanserine neden olan östrojen dediğimiz kadınlık hormonunun karşı dengesi olmadığı için meydan östrojene kalmakta ve bu da rahimde kanser olma ihtimalini yüksek şekilde arttırmaktadır.

Bu rahatsızlığın yaşanmaması için kadınlara ne tarz önerilerde bulunabilirsiniz?

Düzensiz adet görüyorsanız doktorunuzla görüşün. Kilo almamaya dikkat edin. Hastalık ilerlerse gebe kalma şansınızın azalabileceğini unutmayın. Erken önlem alınması sorunların ortaya çıkmasını engelleyecektir.

Hastalığın tedavi yöntemleri nelerdir?

En sık kullanılan tedavi yöntemi doğum kontrol haplarıdır. Ayrıca Metformin adı verilen ve şeker hastalarında da kullanılan bir ilaç da sık kullanılmaktadır. Kıllanma problemi olanlarda kıllanmayı azaltan ilaçlar kullanılmalıdır. Pkos olup çocuk sahibi olamayan hastalar da yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar kullanarak gebe kalmayı kolaylaştırabilirler.

Polikistik over kisti olan gebelerde, şeker hastalığı daha sık görülüyor. Bu gebelerde mutlaka 28’inci haftada ağızdan glikoz yüklemesinin yapılması ve düzenli takibe alınmaları gerekiyor.

Polikistik yumurtalığı olan kişilerde laparoskopik over drillingi denilen yeni bir cerrahi yöntem de kullanılmaktadır. Bu yöntemle laparoskopi dediğimiz göbekten içeri küçük bir boru ile içeri girme işlemi yapılmakta, sonra yumurtalıkların içine değişik koter denilen cihazlarla ısı verilmekte, yumurtanın kabuğu değişik yerlerden delinerek yumurtalığın içine girilmekte ve burada koter ısısıyla tahribat yaratılmaktadır. Yumurtanın iç dokusundan da LH hormonu salgılandığı için bu tahribat kandaki LH hormonu seviyesini düşürebilmekte, bazen doğal yumurtlamaya ve adetlerin doğal olarak düzene girmesine yol açabilmektedir.

Bazı yayınlar da bu ameliyatın polikistik yumurtalıklı hastalarda ilk yıl içinde yüzde 50’ye varan gebelik şansı yarattığını söylemektedirler.
 

 

Prof. Dr. Teksen Çamlıbel

Jinemed Sağlık Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı

teksencamlibel@mynet.com

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !